DestinationProduct Management

Ürün İnsanlarında Aranacak En Önemli Yetenek

Hayır. Dans etmek değil. Zarif bir denge.

 

Bu, her liderin üzerine kafa yorduğu, önemli konulardan biridir. Ürün insanlarında kullanıcıya yakın olmaktan iş modellerini kavrayabilmeye, deneyim tasarımından teknik yeterliliğe birçok farklı alanda yetenekli olması beklendiğinden bir seçim yapmak oldukça zordur. Bu konuda tek bir doğru olduğunu iddia etmek elbette mümkün değil ancak prensip seviyesinde bazı doğrular da yok değil. Ürün insanlarının bu geniş yetenek ve bilgi yelpazesine sahip olmaları gerekliliği birkaç temel yeteneği ön plana çıkarıyor. Bunlardan ilki öğrenme yeteneği ve açlığı. Yatay bilgiyi geliştirmek için olmazsa olmaz. İkincisi yazılı ve sözlü iletişim yeteneği. Hem etkileyici liderlik (bu konuya bu makaledeki ilk örnekte değiniyoruz.) açısından hem de doğru ürünü doğru şekilde geliştirmeyi sağlamak açısından son derece önemli iletişim yeteneği. Üçüncü temel yetenek ise stratejik düşünmedir. Ürün geliştirme süreci sonu gelmek bilmeyen bir trade-off kararları silsilesidir. “Araştırma süremiz kısıtlı. Kapsamı nasıl daraltabiliriz? Şu işin bu versiyona yetişmesi için hangi özelliklerden vazgeçmeliyiz? X analytics aracını alırsak push desteği için bir ara katman yazmak gerekiyor. Y aracını aldığımızda push desteği otomatik geliyor fakat aylık maliyet 3 katına çıkıyor. Ne yapalım?” gibi sürecin her parçasında trade-off kararları vermek gerekir. İşte bunu başarılı bir şekilde yapabilmek için stratejik düşünme en önemli yetenektir.

Ürün Stratejisi Nedir?

Strateji çok sık duyduğumuz, hepimizin anladığı ama herkesin farklı bir anlam yüklediği o karmaşık kavramlardan biri. Bu tür durumlarda, sıkıcı da görünse, faydalı bir çözüm kelimenin etimolojisine bakmaktır. Çoğu yönetim jargonu gibi strateji de askeri kökenleri olan bir kelime. Strateji kelimesi yunancada stratos (ordu) + agein (liderlik etmek) kelimelerinden türemiş. Köken ile anlam farklı şeyler elbette. Strateji düşmanı mağlup etmek ve bir hedefe ulaşmak (ki düşmanı mağlup etmek de bir tür hedeftir) için yapılan genel plan anlamına geliyor.

Bu etimolojik girişin de gösterdiği üzere yapılan planlarda aslolan hedeflerdir. Invertiv’in temelindeki 5 D’s framework‘ünü tanıttığımız yazıda ürün geliştirmenin amacını “müşterilerin ve firmanın hedeflerine ulaşmasıdır” olarak gördüğümüzü anlatmıştık. Bu tanımların da gösterdiği üzere ürün insanları için en önemli kabiliyetlerin başında stratejik düşünme gelir. Ancak stratejik düşünme aynı zamanda en zor ve yorucu işlerden biridir çünkü çok fazla değişkeni göz önüne almayı gerektirir. Değişkenlerin çokluğundan daha da zorlayıcı olan bir etmen stratejik hataların etkisinin taktiksel, operasyonel hatalara göre çok daha büyük olmasıdır. İşte bu sebeple stratejik kararların alındığı süreçler uzar, uzar ve en sonunda rakiplerin stratejilerinin bir nevi ortalaması olan (“Me too” diye de bilinen) türden stratejiler üretilir.

Ürün Stratejisi Nasıl Geliştirilir?

Bu türden stratejilerin getirdiği sonuçları hepimiz biliyoruz. Günümüzde hemen her ihtiyacımız için onlarca, yüzlerce hatta binlerce alternatifimiz var. Böyle bir dünyada güvenli yoldan gidip rakiplerimize bakarak (ki onlar da rakiplerine, özellikle de lidere ve dünyadaki örneklere bakar) strateji kurmak alternatifler dünyasında görünmez olmak demektir. İşte bu sebeple ürün stratejisi farklılaşmayı ve risk almayı zorunlu kılar.

 

Bu riski minimize etmek için bilinen en iyi yöntem bilimsel metottan ilham alır. Bilimsel metot çok kabaca “hipotez geliştir, test et, sonuçlara göre hipotezini iyileştir” olarak bildiğimiz, Lean’in de özündeki metottur. Buna göre strateji kurmanın iki adımı:

  1. İyi yapılandırılmış, geniş bir bakış açısı ile fikirler üretmek,
  2. Ardından bu fikirler ile alakalı en kritik (riski ve getirisi en yüksek) ve en temel (herkesin standart olarak kabul ettiği) varsayımları belirleyip bunları sorgulamak ve sonuçlara göre stratejiyi güncellemek

olarak özetlenebilir.

Bu temel iki adım tüm strateji geliştirme sürecini kapsar ancak daha detaylı bakacak olursak ürün stratejisini belirlemek için şu 5 parçayı yakından incelemek gerekir.

Ürün Stratejisinin 5 Bileşeni

  1. Müşteriler
  2. İş Hedefleri
  3. Rakipler
  4. Pazar
  5. Marka Stratejisi

Stratejik Düşünmenin Pratik Faydaları

Konu strateji olunca kavramsal düzeyde konuşmanın sonu gelmez. Bu noktaya dek ürün stratejisinin ne olduğu ve nasıl kurulması gerektiği ile alakalı yeterli tartışmayı yaptık. Burada Invertiv’in “fikir değil sonuç üretin” felsefesi gereği strateji kurma ve stratejik düşünmenin pratik faydalarına değinelim. Ancak pratik faydalara geçemeden önce son bir tespit daha yapmakta fayda var.

 

Örnekler

1- Ürün İnsanlarının Liderlik Yetkinliklerini Geliştirme

Girişteki tanımda stratejinin ordu ve liderlik kelimelerinin birleşiminden türediğinden bahsetmiştik. Ürün insanları da bulundukları firmalarda liderlik rolünü üstlenirler. Hiyeraşik bir şekilde tanımlanmış olmaması bu gerçeği değiştirmez. (Kaç defa “buna ürün karar versin” sözünü duyduğunuzu düşünürseniz ne demek istediğimiz daha netleşecektir.) Ancak hiyeraşik tanımın olmayışı işimizi bir orduya liderlik etmekten ciddi ölçüde farklılaştırır. Çünkü bu ürün insanlarını emir komuta zincirinin getirdiği liderlik avantajlarından mahrum bırakır.

(Bu durum doğru yönetilirse ürün geliştirmeye zararlı değil faydalı bir duruma dönüşür çünkü diyalektik düşünmeyi, eleştirel yaklaşımı tetikler. Bu eleştirel ortam her zaman faydalı olmayabilir. Onu sağlıklı kılmak şirket liderlerinin nasıl bir kültür oluşturduğuna bağlıdır. Ancak bu kendi başına bir yazıyı hak eden bambaşka bir konu.) 

Bu sebeple de ürün insanları yetkiyle değil etkiyle liderlik ederler. Etkileyici liderliğin en önemli kriterlerinden biri stratejik düşünebilmedir. Çünkü stratejik düşünme belirsizlik altında güvenle karar almayı, mantıksal altyapısı kuvvetli fikirler üretmeyi ve tutarlılığı sağlar.

 

2-  Tasarım Kararlarında Stratejik Düşünebilme

Ürün yönetmek, geliştirmek belirsizlikler ile dolu bir iş. Böyle olunca da birçok durumda, birbiriyle tamamen zıt yaklaşımlar aynı anda aynı derecede mantıklı görünebiliyor. İşte bu durumda stratejik düşünme çözüm olabilir.

Örnek: Bir seri ilan ya da e-ticaret siteniz olduğunu düşünün. Favorileme özelliği üzerine düşünüyorsunuz. Bir taraftan “kullanıcı giriş yapmadan favori listesi oluşturabilmeli” fikri geliyor. Diğer taraftan da “giriş yapmadan favori listesi oluşturulamamalı” fikri. Bu iki fikrin de kendi içinde avantajları ve dezavantajları var. Giriş yapmadan (cookie kullanarak) liste oluşturma durumunda kullanıcı daha hızlı değer elde etmiş oluyor ancak firma kullanıcı ile temas edebileceği iletişim kanalından (mail, telefon, sosyal medya hesabı vb.) mahrum kalıyor. Giriş yapma zorunlu olursa da senaryo terse dönüyor. Bu iki zıt ve mantıklı seçenek karşısında nasıl karar vermek gerekir? Eğer bir ürün insanı olarak iş hedeflerine yeterince hakimsek ve kullanıcımızın davranışlarını, neyi yapıp neyi yapmadığını biliyorsak akılcı bir karar verebiliriz. Örneğin, içinde bulunduğumuz dönemde en önemli hedefimizin retention oranını yükseltmek olduğunu varsayalım. Bu durumda kullanıcıyı siteye tekrar getirmek üzere bir iletişim kanalı elde ettiğimiz ikinci seçenek hem kullanıcıyı (beğendiği ürünleri listeleme) hem de iş hedeflerini (retention oranını arttırma) tercih edilmeli.

 

3- Ekibi Otonom (Kendi Başına Karar Verebilen) Hale Getirme

Ürün insanlarının bu işi tercih etmelerindeki en önemli sebeplerin başında kendi kararlarını verebildikleri bir iş olması gelir. Bu isteğini vurgulamayan bir kişi büyük ihtimalle ürün insanı olmakta zorlanacaktır. Dolayısıyla ekiplerin otonom çalışmasını sağlayacak her çaba hem daha iyi sonuçlar üretecek hem de onları daha mutlu edecektir. Bunun bir diğer önemli faydası ise ekip liderlerinin operasyonel işlerde harcadığı vakti minimize etmesini sağlamasıdır. Böylece ekip liderini “micro-management” yaftasından da kurtarır.

Örnek: Çeyreklik hedefler koyan bir firmada çalıştığınızı düşünün. Bu firmada ürün ekibinden sorumlusunuz. Çeyrek sonuna yaklaştınız ve son sprinte girmek üzeresiniz. Aklınızdan şöyle bir şey geçiyorsa: “Bu çeyreğin son sprinti ve retention hedefine ulaşmış değiliz. Sprint planlamaya ben de katılayım da retention odaklı işleri önceliklendireyim.” burada ciddi bir problem var demektir. Ya ekibinizle yeterince açık iletişim kurmadığınızdan, hedefleri görünür kılmadığınızdan, yeterince vurgulanmadığından şirket hedeflerine yeterince odaklanılmıyor. Ya da ekibin ürün anlayışı sadece kullanıcı odaklılık ile sınırlı ve gerekli trade off kararlarını alamayacaklarından korkuyorsunuz. Oysa ki ekibinizin bu temel stratejik anlayışa sahip olduğuna güvenebilirseniz sadece bir sohbet sırasında konuyu hafifçe vurgulamak bile yeterli olacaktı.

 

Sonuç

Stratejik düşünme ürün geliştirme sürecinin her parçasına dokunan çok önemli bir yetenektir. Ve, örneklerde de gördüğümüz üzere pratik faydaları da çok net olan bir yetenektir. Dolayısıyla her seviyeden (ister stratejiyi geliştirsin ister sadece uygulamak ile yükümlü olsun) ürün insanı için ve doğal olarak firmalar için çok kritik bir konumdadır. Bu sebeple de ürün insanlarında aranması ve geliştirilmesi gereken en önemli birkaç yeteneğin başında gelir.

 

 

Leave a Reply